Present
Perfect

Geçmişte oldu ama derdi geçmiş değil, şimdi. Türkçede tam karşılığı olmadığı için Türk öğrencilerin en çok zorlandığı zaman.

B19 tuzak46 soru5 seviye
Öğretmenler için
  • Kuralla değil, sonuçla başla. Tahtaya iki cümle yaz: I lost my keys. / I have lost my keys. Sor: “Hangisinde anahtar hâlâ kayıp?” Kuralı onlar söylesin. Zaman çizgisi bu konuda pek işe yaramıyor, çünkü Present Perfect'in derdi zaman değil, sonuç.
  • -mış tuzağını bilerek kurdur. Tahtaya iki cümle yaz: “Ali gelmiş, ayakkabıları kapıda.” ve “Ali Ankara'ya gitmiş, öyle söylediler.” İkisini de çevirmelerini iste. Çoğu ikisine de Present Perfect diyecek. O anda farkı göster: birincisi sonuç, ikincisi duyulan haber (apparently). Bu, konunun en değerli on dakikası.
  • since/for'u tabloyla değil sesle öğret. Sen “2019” dersin, sınıf hep bir ağızdan “since” der; “üç yıl” dersin, “for” der. On beş tur. Tablodan çok daha hızlı oturuyor.
  • been / gone'ı ayrı derse bırakma. Aynı gün ver, yoksa ilk öğrendiğini doğru sanıp fosilleşiyor. “Babam Almanya'ya gitti — döndü mü, dönmedi mi?” sorusuyla gir.
  • İşaret kelimelerini yerleriyle öğret. just ve already have / has ile fiilin arasında, yet cümlenin sonunda. Tahtaya üç boş cümle yaz (I've ___ finished. / Have you finished ___? / I haven't finished ___.), sınıf kelimeyi doğru yere koysun.
  • “Yazarak” seviyesini kitaplar kapalıyken yaptır. Fiili parantezdeki hâlinden kendileri kurmalı; have went ve has ate gibi yanlış 3. hâller ancak burada ortaya çıkar. Çoktan seçmeli seviyelerde şıklar ipucu veriyor.
  • Past Simple ile karşılaştırmayı bu derste yapma. Ayrı bir konu olarak gelsin. Aynı anda verirsen ikisi de yarım öğreniliyor.

Konu sırası

İlgili sayfalar

1

Bu konu ne işe yarar

Present Perfect, geçmişte olmuş bir şeyi şimdiyle bağlayarak anlatır. Olayın ne zaman olduğu önemli değildir — önemli olan şu anki sonucudur.

“I have lost my keys.” Ne zaman kaybettiğimi söylemedim. Söylediğim şey şu: anahtarlar hâlâ yok ve içeri giremiyorum. Zaman söylersem (“I lost my keys yesterday”) düz geçmiş zaman olur, çünkü artık bir dert değil, bir olay anlatıyorum.

Üç yerde kullanılır: hayat deneyimi (I have been to Paris), hâlâ süren durum (I have lived here for ten years) ve sonucu şimdiyi etkileyen olay (She has broken her arm).

has gone ile has been aynı şeyi söylemez: He has gone to Ankara = gitti, hâlâ orada. He has been to Ankara = gitti ve döndü. Bir de bitmiş zaman söylersen (yesterday, last week, in 2019, two days ago) Present Perfect kullanılmaz.

Türkçede karşılığı yok. Türkçe bu üç anlamın hepsini düz geçmiş ya da şimdiki zamanla kurar: Paris'e gittim, on yıldır burada yaşıyorum, kolunu kırdı. Zorluk buradan çıkıyor — İngilizce, Türkçenin ayırmadığı bir yerde çizgi çekiyor.

Kalıp

OlumluI / you / we / they have + V3 · he / she / it has + V3She has finished.
Olumsuzhaven't / hasn't + V3I haven't seen it.
SoruHave / Has + özne + V3 ?Have you eaten?
KısaltmaI've · you've · we've · they've · he's · she's · it'sThey've left.
Kısa cevapYes, I have. · Yes, he has. · No, I haven't.Have you eaten? Yes, I have.
Süre sorusuHow long + have / has + özne + V3 ?How long have you lived here?

İşaret kelimeleri

everhiç — soruda. have / has + özne + ever + V3Have you ever been to Rome?
neverhiç — cümle zaten olumsuz. have / has + never + V3I have never flown.
justaz önce — have / has ile V3'ün arasına girerHe has just left.
alreadyçoktan, şimdiden — olumlu cümlede, have / has ile V3 arasındaShe has already finished.
yethenüz — olumsuz cümlede ve soruda, cümlenin sonundaI haven't eaten yet. Have you eaten yet?
forne kadar süredir — süre: for ten years, for two weeksI have lived here for ten years.
sincene zamandan beri — başlangıç anı: since 2019, since MondayI have lived here since 2019.
so far, today, this weekhenüz bitmemiş zaman dilimiI've sent six emails today.
recently, latelyson zamanlardaShe has recently started a new job.

Hepsinin ortak noktası: söz konusu zaman bitmiş bir an değil, bugüne uzanan bir dönemdir.

Fiilin 3. hâli (V3)

Düzenli fiiller -ed alır. Düzensiz fiillerin 3. hâli tek tek öğrenilir; listeden başlamak yeter.

work → workedçoğu fiil: +ed
live → livede ile bitenler: +d
study → studiedünsüz + y: y düşer, +ied
stop → stoppedkısa fiil, ünsüz + ünlü + ünsüz: son harf ikilenir

En çok kullanılan düzensiz fiiller

be · was / were · beenolmak
go · went · gone / beengitmek
do · did · doneyapmak
have · had · hadsahip olmak
see · saw · seengörmek
eat · ate · eatenyemek
write · wrote · writtenyazmak
take · took · takenalmak, götürmek
give · gave · givenvermek
make · made · madeyapmak, üretmek
come · came · comegelmek
know · knew · knownbilmek
buy · bought · boughtsatın almak
get · got · gotalmak, elde etmek
drink · drank · drunkiçmek
read · read · readokumak
meet · met · mettanışmak
leave · left · leftayrılmak, bırakmak
lose · lost · lostkaybetmek
break · broke · brokenkırmak
speak · spoke · spokenkonuşmak
drive · drove · drivenaraba sürmek
ride · rode · riddenbinmek (at, bisiklet)
send · sent · sentgöndermek

go'nun iki 3. hâli vardır: gone (gitti, hâlâ orada) ve been (gitti, döndü). read yazılışı aynı kalır, okunuşu değişir: /red/. get – got – got İngiltere'de; ABD'de gotten.

2

Türk öğrencinin tuzakları

sınıfta gerçekten duyulanlar

Aşağıdaki dokuz hatanın hepsi Türkçenin yapısından doğuyor. Bunlar dikkatsizlik değil — öğrencinin kafasındaki Türkçe kalıbın İngilizceye taşması. Kalıbı görmeden hata düzelmez.

En deriniHe has gone to Ankara. — “Ankara'ya gitmiş (öyle duydum)” demek isterkenApparently he went to Ankara.  /  I heard he went to Ankara.

Neden: Türkçedeki -mış iki iş görür. Bazen sonucu gördüğümüzü anlatır: “Gelmiş, ayakkabıları kapıda.” Bu anlam Present Perfect'e yakındır. Ama çoğu zaman duyduğumuzu aktarır: “Ankara'ya gitmiş, öyle söylediler.” Bu ikinci anlam İngilizcede Present Perfect ile değil, apparently, I heard, they say ile kurulur. Öğrenci -mış gördüğü her yerde has gone diyor ve yanlış yaptığını fark etmiyor, çünkü cümle kulağa doğru geliyor.

En sıkI live in Bursa since 2019.  /  I am here since Monday.I have lived in Bursa since 2019.  /  I have been here since Monday.

Neden: Türkçede “2019'dan beri Bursa'da yaşıyorum” — fiil şimdiki zaman. Öğrenci birebir çeviriyor. İngilizcede geçmişte başlayıp hâlâ süren durum Present Perfect ister. En inatçı hata bu; ileri seviyede bile devam eder.

I have worked here since 3 years.I have worked here for 3 years.  /  … since 2021.

Neden: Türkçede “üç yıldır” ve “2021'den beri” aynı hissi verir, ikisi de “beri” ile kurulabilir. İngilizcede kesin bir ayrım var: for = ne kadar süre, since = hangi andan itibaren.

I have went to Ankara.  /  I have saw that film.I have been to Ankara.  /  I have seen that film.

Neden: Düzensiz fiilin ikinci hâli ile üçüncü hâli karışıyor. Türkçede fiilin “üçüncü hâli” diye bir şey olmadığı için öğrenci go – went ikilisini ezberleyip orada duruyor. Went tek başına geçmiş; gone ve been ise have ile gelir.

Kimse söylemiyorHe has gone to İstanbul. — “Gitti ve döndü” demek isterkenHe has been to İstanbul.

Neden: Türkçede “İstanbul'a gitti” cümlesi ikisini de karşılar; hangisi olduğunu bağlamdan anlarız. İngilizce bunu fiille ayırır: has gone = gitti, hâlâ orada. has been = gitti, döndü. Türk öğrenci, kendi dilinin hiç sormadığı bir soruyu cevaplamak zorunda kalıyor.

I have seen him yesterday.I saw him yesterday.

Neden: Present Perfect ne zaman olduğunu söylemez — söylerse anlamı bozulur. yesterday, last week, in 2019, two days ago, when I was a child gibi belirli bir ana işaret eden her şey cümleyi Past Simple'a çeker. Kural basit: zaman söylendi mi, Present Perfect biter.

Did you ever eat sushi?Have you ever eaten sushi?

Neden: “Hiç suşi yedin mi?” Türkçede düz geçmiş zaman sorusu gibi görünüyor, öğrenci de did ile kuruyor. Ama buradaki “hiç” hayat boyunca demek — olay değil, deneyim soruyor. Deneyim sorusu Present Perfect ister.

How long do you work here?How long have you worked here?

Neden: İkinci tuzağın soru hâli. “Ne zamandır burada çalışıyorsun?” — Türkçesi şimdiki zaman, öğrenci de şimdiki zaman kuruyor. Oysa soru geçmişten bugüne uzanan süreyi soruyor. How long…? gördüğün yerde refleksin have olmalı.

I have finished my homework yet.I have already finished it.  /  I haven't finished it yet.

Neden: Türkçede “zaten” ve “henüz” cümlenin çeşitli yerlerine serbestçe gelebiliyor ve olumlu-olumsuz ayrımı gözetmiyor. İngilizcede yet yalnızca olumsuz ve soru cümlesinde, already yalnızca olumlu cümlede yaşar. Just ikisinde de olur ama “az önce” der.

3

Alıştırmalar

0 / 0