Present
Perfect
Geçmişte oldu ama derdi geçmiş değil, şimdi. Türkçede tam karşılığı olmadığı için Türk öğrencilerin en çok zorlandığı zaman.
Öğretmenler için
- Kuralla değil, sonuçla başla. Tahtaya iki cümle yaz: I lost my keys. / I have lost my keys. Sor: “Hangisinde anahtar hâlâ kayıp?” Kuralı onlar söylesin. Zaman çizgisi bu konuda pek işe yaramıyor, çünkü Present Perfect'in derdi zaman değil, sonuç.
- -mış tuzağını bilerek kurdur. Tahtaya iki cümle yaz: “Ali gelmiş, ayakkabıları kapıda.” ve “Ali Ankara'ya gitmiş, öyle söylediler.” İkisini de çevirmelerini iste. Çoğu ikisine de Present Perfect diyecek. O anda farkı göster: birincisi sonuç, ikincisi duyulan haber (apparently). Bu, konunun en değerli on dakikası.
- since/for'u tabloyla değil sesle öğret. Sen “2019” dersin, sınıf hep bir ağızdan “since” der; “üç yıl” dersin, “for” der. On beş tur. Tablodan çok daha hızlı oturuyor.
- been / gone'ı ayrı derse bırakma. Aynı gün ver, yoksa ilk öğrendiğini doğru sanıp fosilleşiyor. “Babam Almanya'ya gitti — döndü mü, dönmedi mi?” sorusuyla gir.
- İşaret kelimelerini yerleriyle öğret. just ve already have / has ile fiilin arasında, yet cümlenin sonunda. Tahtaya üç boş cümle yaz (I've ___ finished. / Have you finished ___? / I haven't finished ___.), sınıf kelimeyi doğru yere koysun.
- “Yazarak” seviyesini kitaplar kapalıyken yaptır. Fiili parantezdeki hâlinden kendileri kurmalı; have went ve has ate gibi yanlış 3. hâller ancak burada ortaya çıkar. Çoktan seçmeli seviyelerde şıklar ipucu veriyor.
- Past Simple ile karşılaştırmayı bu derste yapma. Ayrı bir konu olarak gelsin. Aynı anda verirsen ikisi de yarım öğreniliyor.
Konu sırası
İlgili sayfalar
Bu konu ne işe yarar
Present Perfect, geçmişte olmuş bir şeyi şimdiyle bağlayarak anlatır. Olayın ne zaman olduğu önemli değildir — önemli olan şu anki sonucudur.
“I have lost my keys.” Ne zaman kaybettiğimi söylemedim. Söylediğim şey şu: anahtarlar hâlâ yok ve içeri giremiyorum. Zaman söylersem (“I lost my keys yesterday”) düz geçmiş zaman olur, çünkü artık bir dert değil, bir olay anlatıyorum.
Üç yerde kullanılır: hayat deneyimi (I have been to Paris), hâlâ süren durum (I have lived here for ten years) ve sonucu şimdiyi etkileyen olay (She has broken her arm).
has gone ile has been aynı şeyi söylemez: He has gone to Ankara = gitti, hâlâ orada. He has been to Ankara = gitti ve döndü. Bir de bitmiş zaman söylersen (yesterday, last week, in 2019, two days ago) Present Perfect kullanılmaz.
Kalıp
| Olumlu | I / you / we / they have + V3 · he / she / it has + V3 | She has finished. |
| Olumsuz | haven't / hasn't + V3 | I haven't seen it. |
| Soru | Have / Has + özne + V3 ? | Have you eaten? |
| Kısaltma | I've · you've · we've · they've · he's · she's · it's | They've left. |
| Kısa cevap | Yes, I have. · Yes, he has. · No, I haven't. | Have you eaten? Yes, I have. |
| Süre sorusu | How long + have / has + özne + V3 ? | How long have you lived here? |
İşaret kelimeleri
Hepsinin ortak noktası: söz konusu zaman bitmiş bir an değil, bugüne uzanan bir dönemdir.
Fiilin 3. hâli (V3)
Düzenli fiiller -ed alır. Düzensiz fiillerin 3. hâli tek tek öğrenilir; listeden başlamak yeter.
En çok kullanılan düzensiz fiiller
go'nun iki 3. hâli vardır: gone (gitti, hâlâ orada) ve been (gitti, döndü). read yazılışı aynı kalır, okunuşu değişir: /red/. get – got – got İngiltere'de; ABD'de gotten.
Türk öğrencinin tuzakları
sınıfta gerçekten duyulanlarAşağıdaki dokuz hatanın hepsi Türkçenin yapısından doğuyor. Bunlar dikkatsizlik değil — öğrencinin kafasındaki Türkçe kalıbın İngilizceye taşması. Kalıbı görmeden hata düzelmez.
Neden: Türkçedeki -mış iki iş görür. Bazen sonucu gördüğümüzü anlatır: “Gelmiş, ayakkabıları kapıda.” Bu anlam Present Perfect'e yakındır. Ama çoğu zaman duyduğumuzu aktarır: “Ankara'ya gitmiş, öyle söylediler.” Bu ikinci anlam İngilizcede Present Perfect ile değil, apparently, I heard, they say ile kurulur. Öğrenci -mış gördüğü her yerde has gone diyor ve yanlış yaptığını fark etmiyor, çünkü cümle kulağa doğru geliyor.
Neden: Türkçede “2019'dan beri Bursa'da yaşıyorum” — fiil şimdiki zaman. Öğrenci birebir çeviriyor. İngilizcede geçmişte başlayıp hâlâ süren durum Present Perfect ister. En inatçı hata bu; ileri seviyede bile devam eder.
Neden: Türkçede “üç yıldır” ve “2021'den beri” aynı hissi verir, ikisi de “beri” ile kurulabilir. İngilizcede kesin bir ayrım var: for = ne kadar süre, since = hangi andan itibaren.
Neden: Düzensiz fiilin ikinci hâli ile üçüncü hâli karışıyor. Türkçede fiilin “üçüncü hâli” diye bir şey olmadığı için öğrenci go – went ikilisini ezberleyip orada duruyor. Went tek başına geçmiş; gone ve been ise have ile gelir.
Neden: Türkçede “İstanbul'a gitti” cümlesi ikisini de karşılar; hangisi olduğunu bağlamdan anlarız. İngilizce bunu fiille ayırır: has gone = gitti, hâlâ orada. has been = gitti, döndü. Türk öğrenci, kendi dilinin hiç sormadığı bir soruyu cevaplamak zorunda kalıyor.
Neden: Present Perfect ne zaman olduğunu söylemez — söylerse anlamı bozulur. yesterday, last week, in 2019, two days ago, when I was a child gibi belirli bir ana işaret eden her şey cümleyi Past Simple'a çeker. Kural basit: zaman söylendi mi, Present Perfect biter.
Neden: “Hiç suşi yedin mi?” Türkçede düz geçmiş zaman sorusu gibi görünüyor, öğrenci de did ile kuruyor. Ama buradaki “hiç” hayat boyunca demek — olay değil, deneyim soruyor. Deneyim sorusu Present Perfect ister.
Neden: İkinci tuzağın soru hâli. “Ne zamandır burada çalışıyorsun?” — Türkçesi şimdiki zaman, öğrenci de şimdiki zaman kuruyor. Oysa soru geçmişten bugüne uzanan süreyi soruyor. How long…? gördüğün yerde refleksin have olmalı.
Neden: Türkçede “zaten” ve “henüz” cümlenin çeşitli yerlerine serbestçe gelebiliyor ve olumlu-olumsuz ayrımı gözetmiyor. İngilizcede yet yalnızca olumsuz ve soru cümlesinde, already yalnızca olumlu cümlede yaşar. Just ikisinde de olur ama “az önce” der.